Browsing Category

Haber

Haber,

Önce şunu unutmayın: İstanbul Sözleşmesi, bizimdir!

Önce şunu unutmayın: İstanbul Sözleşmesi, bizimdir! Yani, kadınların, LGBTİ+ların. Bu sözleşmeyi biz var ettik, her cümlesi bizim eserimizdir. Siz sözleşmeyi imzalamakla övünürken de bu böyleydi, şimdi, sözleşmeden vazgeçtiğinizi söylerken de. Talep etmedik, devlete, hükümete, sorumlulara yetkililere vazifelerini hatırlattık. Sadece şiddetsiz bir dünya istemedik, nasıl kurulacağını da gösterdik. İstanbul Sözleşmesi kadınların şiddeti durdurmaya dair ortak sözü, şiddeti durdurmanın yol haritasıdır.  Devletlere, hükümetlere, resmi taraflara şiddeti durdurmak, eşitliği sağlamak için yükümlülüklerini söyler.  Sadece kadınlara, LGBTİ+lara yönelik değil, eşitsiz konumdaki herkese yönelik şiddeti durdurmanın yolunu yöntemini tüm açıklığıyla gösterir. Bu sebeple, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmemek yalnızca kadınlar ve LGBTİ+lar için değil, herkes için umuttur. Bu mücadele herkesin olmak zorundadır.  İnsan hakları değerlerinden uzaklaşmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğine mesafe koymak sadece Türkiye için değil, tüm dünya için tehdittir. Bu değerlerin

Haber, Kamuya Müdahale,

Onur Yürüyüşüne Sahip Çıkıyoruz; Polis Şiddetine Karşı Birlikte Direniyoruz!

26 Haziran 2021 tarihinde Taksim’de 19. Onur Yürüyüşü için bir araya gelen LGBTİ+’lara  karşı gerçekleştirilen polis şiddeti asla kabul edilemez. Polis, hak savunuculuğuna yönelik, artık sıradanlaşan nefretini yine  LGBTİ+’lara yöneltti. Saldırı sırasında birçok LGBTİ+ darp edildi; otuzu aşkın eylemci gözaltına alındı. Bizler, Kadın Koalisyonu olarak, eylemcilerin anayasal haklarını kullanarak gerçekleştirmek istedikleri Onur Yürüyüşü’nün polis şiddetiyle engellenmeye çalışılmasının, yürüyüşe katılan LGBTİ+’ların darp edilmesinin ve gözaltına alınmasının  daha da otoriterleşmek  için   LGBTİ+’ları hedef alan  muhafazakâr, heteronormatif erkek iktidarın politikalarının sonucu olduğunu biliyoruz. Bu erkeklik, kadınları ve LGBTİ+’ları hak öznesi ve eşit yurttaş olarak tanımıyor; kadın düşmanlığını, homofobi ve transfobiyi devlet politikası olarak yürütüyor.  LGBTİ+’ların devletin en üst kademeleri tarafından sürekli  hedef gösterilmesinin sonucu olan  polis şiddetinin gözler önüne serdiği gibi Türkiye’de LGBTİ+’ların ifade özgürlükleri engelleniyor, gösteri

Haber,

İstanbul Sözleşmesi kadınların ve LGBTİ+’ların insan hakları için bir güvencedir! 
İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi kadına şiddete karşı sıfır toleransa odaklanmış bir insan hakları aracıdır. Kendialanında sadece Avrupa değil, dünya genelinde “altın standart” olarak gösterilir. Sözleşme, kadınaşiddet ve ev içi şiddeti bir insan hakkı sorunu olarak ele alır. Şiddetin sebebi olarak eşitsizliği görür. Şiddet uygulayanların adalete teslim edilmesi, sözleşmenin temel taşlarını oluşturması açısından çokönemli bir güvencedir. Ev içi (fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik) şiddet, çocuğun erken evlilikadı altında cinsel ve her türlü istismarı, zorla evlendirilme, cinsel taciz, cinsel şiddet, taciz amaçlıtakip, kürtaja zorlama, kürtajı yasaklama ve kısırlaştırmaya zorlama gibi olguları suç olarakdüzenleyerek cezalandırılmasını öngörmesi sebebiyle Türkiye’de kadının insan hakları açısındantemel ve en büyük güvencedir. Sözleşme kadına şiddetin ortadan kaldırılmasına odaklansa da, taraf devletleri sözleşmeyi cinsiyet,ırk, cinsel yönelim ve yaşa dayalı şiddet ve ayrımcılık durumlarında uygulamaya da teşvik etmektedir.Sözleşme

Haber,

The Istanbul Convention is a guarantee for women’s and LGBTI+ human rights. The Istanbul Convention Saves Lives!

The Istanbul Convention, which is the internationally agreed zero-tolerance norm for violence against women and gender-based violence, is a human rights guarantee. Within the scope of its field, it is the international benchmark and “gold standard” for legislation and policy not only in Europe but worldwide as well. It is the first legally binding international instrument on preventing and combating all forms of violence against women and girls at international level. It establishes a comprehensive framework of legal and policy measures for preventing such violence, supporting victims and punishing perpetrators. The convention addresses violence against women and domestic violence as a human right issue The Istanbul Convention is the most fundamental and the solemn guarantee in terms of women’s human rights due to the fact

Haber,

Sayın Milletvekili sizi göreve çağırıyoruz!

Ülke tarihinde ilk defa, hem de “imza törenine ev sahipliği yapmak ve ilk imzacısı olmakla gurur duyulduğu” açıklanan bir insan hakları sözleşmesi olan İstanbul Sözleşmesi’nin TBMM’nin oybirliği ile kabul ettiği onaylama kanunu yok sayılarak “feshedildiği” Resmi Gazete’de ilan edilmiştir.  TBMM’nin yasama yetkisi gaspı anlamına gelecek şekilde Cumhurbaşkanlığı kararı ile yapılan bu düzenleme ile uluslararası nitelikteki bir sözleşmenin feshi söz konusu olamayacağı gibi, sözleşmeden çekilme yönündeki bu karar, Anayasa ile bölgesel ve uluslararası insan hakları hukukuna aykırıdır.  Karar, Anayasa’nın başlangıç ilkelerine, değiştirilemez hükümlerine ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin düzenlemelerine aykırı olduğu gibi, Anayasa’nın 14. maddesinde belirtildiği gibi, devletin yetkisini açıkça kötüye kullanımı anlamına gelmektedir.    Yasal güvencelerimize dokunulmaya çalışılsa da, biz kadınlar hayatlarımız ve şiddetsiz bir dünya için mücadelemize devam edeceğiz. Temel insan haklarımız evrensel,

Haber,

The Istanbul Convention is a guarantee for women’s and LGBTI+’s human rights. The Istanbul Convention Saves Lives!

The Istanbul Convention, which is the internationally agreed zero-tolerance norm for violence against women and gender-based violence, is a human rights guarantee. The Convention is the international benchmark and “gold standard” for legislation and policy not only in Europe but also worldwide. It addresses violence against women and domestic violence as a human rights issue and is the first legally binding international instrument on preventing and combating all forms of violence against women and girls at international level.  Although the Convention focuses on the elimination of violence against women first and foremost, it also encourages state parties to implement the Convention in cases of gender, gender identity, race, sexual orientation and age-based violence and discrimination. As of today, the Convention has been signed by all

Haber,

Devlet kadına şiddetsiz yaşam hakkını tanımadı!

Kadın cinayeti olmadan, şiddete maruz kalmadan geçirdiğimiz tek bir gün bile yok! Bu cinayetleri ve şiddeti önlemek, katilleri cezasız bırakmamak için çaba gösterilmesini beklerken, bu gece Resmi Gazetede yayınlanan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı, kadınların hayatına bir karabasan gibi indi. İktidar, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ile kadınları her türlü şiddete karşı korumaktan vazgeçtiğini ilan etti. Bu çekilme ilanının kadın katillerini, tacizcileri, tecavüzcüleri daha da cesaretlendireceği açıktır.   Ülke tarihinde ilk defa hem de “imza törenine ev sahipliği yapmaktan ve ilk imzacısı olmaktan gurur duyulduğu” açıklanan bir insan hakları sözleşmesinden imza çekilmiştir. Bu çekilme kararı Anayasa’ya ve uluslararası insan hakları hukukuna aykırıdır. Karar, Anayasa’nın başlangıç ilkelerinin, değiştirilemez hükümlerinin ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin düzenlemelerin ihlalidir. Anayasa’nın 14. Maddesine göre, insan haklarına aykırı faaliyetlerde bulunmak devletin yetkisini

English, Haber,

The state does not recognize women’s right to life without violence!

There is no single day that women are murdered; no single day that we are not subjected to violence! While we have been expecting the state to take steps for preventing these murders and violence and punishing the murderers the decision to withdraw from İstanbul Convention, published in the Official Gazette in midnight on March 19, 2021 torments our lives. By its decision to withdraw from the İstanbul Convention Turkey’s state government announces that it is giving up to protect women from all forms of violence. It is clear that this decision will further encourage the murderers of women, harassers, rapers.   For the first time in Turkey’s history the state withdraws its signature from a human rights convention. What is more frustrating is that

Haber,

Mücadeleden de birbirimizden de vazgeçmeyeceğiz

6 Mart 2021 günü Kadıköy’de gerçekleşen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mitinginde LGBTİ+ pankartları ve bayrakları alana alınmamış, polis trans+ kortejine saldırmış, eylemin ardından trans kadınları takip ederek bindikleri taksiden indirmiş, gözaltına almış, buna karşı çıkanları da göz altına almıştır. 8 Mart etkinliklerine katılan kadınların ve LGBTİ+’ların maruz bırakıldığı polisin ısrarlı takibi ve saldırısının münferit ve yeni olmadığını, bu durumun son yıllarda LGBTİ+’ları hedef gösteren, düşmanlaştıran uygulamalardan ve politikalardan beslendiğini biliyoruz.  Son yıllarda kadın ve LGBTİ+ düşmanı uygulamaların sistematik bir şekilde iktidarın politikası olarak hayata geçirilmesinden son derece kaygılıyız. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin demokratik ve kapsayıcı bir toplumsal hayat için esas olduğunun ve adalet, eşitlik ve özgürlük arayışının ancak ve ancak kimseyi dışarıda bırakmadan mümkün olabileceğinin tekrar altını çiziyoruz.  İnsan Hakları Eylem Planı’nın kamuoyuna sunulduğu bu

Haber,

Eşitlik ve özgürlük olmadan asla!

Bir anayasa değişikliğine ihtiyacımız var mı? Var tabii ki! Biz kadınların, LGBTİ+’ların toplumun farklı bileşenleriyle bir bütün olarak kendi yaşamını belirlemesine olanak tanıyan eşitlikçi, katılımcı, insan haklarını temel alan, cinsel yönelim ayrımcılığı dahil her türlü ayrımcılığa karşı korumayı güvence altına alan, farklılıkları gözeten, demokratik anlayışa dayalı bir anayasaya ihtiyacımız var. Böyle bir Anayasa değişikliği ancak biz kadınların, tüm yurttaşların etkin olarak sesini, sözünü taşıyabileceği, kendini özgürce ifade edebileceği demokratik ortamlarda mümkündür.  Sivil alanın daraltıldığı, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün tamamen ortadan kaldırıldığı bir siyasal ortamda yeni bir anayasanın tartışılma zemini yoktur. En temel hak taleplerinin terörizm ile damgalandığı, kadın ve LGBTİ+ sivil toplum örgütlerinin baskı altında olduğu,  gazetecilerin, siyasetçilerin, seçilmiş kadın temsilcilerin düşüncelerinden dolayı tutuklandığı, kadın örgütlerinin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin bile kayyımla baskı altına alındığı, mevcut