Browsing Category

Kamuya Müdahale

Haber, Kamuya Müdahale,

Onur Yürüyüşüne Sahip Çıkıyoruz; Polis Şiddetine Karşı Birlikte Direniyoruz!

26 Haziran 2021 tarihinde Taksim’de 19. Onur Yürüyüşü için bir araya gelen LGBTİ+’lara  karşı gerçekleştirilen polis şiddeti asla kabul edilemez. Polis, hak savunuculuğuna yönelik, artık sıradanlaşan nefretini yine  LGBTİ+’lara yöneltti. Saldırı sırasında birçok LGBTİ+ darp edildi; otuzu aşkın eylemci gözaltına alındı. Bizler, Kadın Koalisyonu olarak, eylemcilerin anayasal haklarını kullanarak gerçekleştirmek istedikleri Onur Yürüyüşü’nün polis şiddetiyle engellenmeye çalışılmasının, yürüyüşe katılan LGBTİ+’ların darp edilmesinin ve gözaltına alınmasının  daha da otoriterleşmek  için   LGBTİ+’ları hedef alan  muhafazakâr, heteronormatif erkek iktidarın politikalarının sonucu olduğunu biliyoruz. Bu erkeklik, kadınları ve LGBTİ+’ları hak öznesi ve eşit yurttaş olarak tanımıyor; kadın düşmanlığını, homofobi ve transfobiyi devlet politikası olarak yürütüyor.  LGBTİ+’ların devletin en üst kademeleri tarafından sürekli  hedef gösterilmesinin sonucu olan  polis şiddetinin gözler önüne serdiği gibi Türkiye’de LGBTİ+’ların ifade özgürlükleri engelleniyor, gösteri

Kamuya Müdahale,

“Belediyelerin Pandemi Haritası”nı çıkarıyoruz!

Hayatlarımız da ihtiyaç ve sorunlarımız da birbirinden farklıyken pandeminin etkileri aynı olabilir mi? Eşitlikçi yaklaşım bu çeşitliliği, farklılıkları gören politika ve uygulamalar gerektirir. Bu kriz, bizim adımıza alınan kararlarla değil, bizim de olduğumuz demokratik yollarla aşılabilir. Kadın Koalisyonu olarak, ilk aşamada büyükşehir, il ve ilçe olmak üzere 30 belediyeye 12 alan üzerinden baktık. “Belediyelerin Pandemi Haritası” ile belediyelerin çalışmalarından daha fazla kadının haberdar olmasını, belediyelerin kadınların farklı sorunlarını, ihtiyaçlarını görmesini istedik. “Belediyelerin Pandemi Haritası”nı görüntülemek için tıklayın.

Kamuya Müdahale,

Kadın Koalisyonu’ndan “Belediyeleri Kadınlarla Sınamak” raporu

Raporu okumak için tıklayın. Bu rapor, kadınların, yaşadıkları yerleri belirleyen politikalara müdahale etme biçimlerine dairdir. Bu müdahale, politika karar ve uygulamalara yön verebilmek, aslında kadınların kendi yaşadıkları yerleri belirleyebilmesi anlamına geliyor. Ancak böyle bir müdahale kadınların kendi ihtiyaçlarına göre bir yaşam alanı yaratabilmelerinin, kendi hayatları üzerinde söz sahibi olabilmelerinin yolunu açar. Yaşanan yer, gündelik hayat, eşit ve özgür bir yaşamın varlığı ya da yokluğunun ilk işaretlerini verir. Burada belirleyici alanlardan biri belediyelerdir çünkü yaşadığımız yerlere dair politika ve uygulamalar hayatlarımızı doğrudan ve hemen etkiler. Evde ya da sokakta ne yaşadığımıza, hangi hizmetlerden ne kadar yararlanabildiğimize, mekânın planlanmasından ulaşım koşullarına, parkın, bahçenin, yeşil alanın oranından, sokağın ışıklandırılmasına, kreşin, pazar yerinin açılmasına, kaynakların kimler için nasıl kullanılacağına dair karar, politika ve uygulamalar hayatımızın da zorluğu ya da kolaylığı,

Kamuya Müdahale,

Belediyeleri izleme çalışmasının raporunu hazırladık

Kadın Koalisyonu/Adana Kadın Koalisyonu olarak üç yıldır (2014-2015-2016) yürüttüğümüz belediyeleri izleme çalışmasının raporunu hazırladık. Bugün hazırladığımız raporu Adana’da izlediğimiz Adana Büyükşehir Belediyesi, Seyhan Belediyesi ve Çukurova Belediyesi’nin başkanlarıyla paylaştık. Eşitlikçi katılımcı belediye için izlemeye devam edeceğiz. Adana ziyaretinin yol ve konaklama giderleri Sivil Düşün tarafından desteklemiştir.

Kamuya Müdahale,

OHAL’de kadın olmak

Olağanüstü Hal, biz kadınların “olağan” hallerde de yaşadığımız ve bildiğimiz zulmün katlanarak artması anlamına geliyor. Gelecekte bugünlerin bir değerlendirmesi yapılacaktır ve olağanüstü halin siyasal iklimimizi nasıl antidemokratik bir yönde değiştirdiği daha net görülecektir. Hepimizi etkileyen bu iklimin kadınlar ve erkekler için sonuçlarını görebilmemize daha var. OHAL’in devam ettiği şu aşamada, kanun hükmünde kararnamelerde kadınların ve erkeklerin ne ölçüde yer aldıklarına bakmak, iyi bir başlangıç olur diye düşündük. Kadının özgürleşmesi, kendi iradesini geri almanın ve kendi gücünü açığa vurmanın yollarını aradığı, ekonomik, sosyal ve siyasal alana katılımıdır. Tablonun gösterdiği önemli sonuçlarından birisi de, kadının özgürleşme imkanını gerçek kıldığı alanlardan uzaklaştırılmasıdır ki bu kadınların uzun mücadelelerle elde ettikleri kazanımları için bir yıkımdır. Görselin büyük hali için tıklayın.

Kamuya Müdahale,

Buradayız!

Koalisyonun tam zamanı. Hepimiz ve her birimiz saldırı altındayız. Bizi kocaman, renksiz ve şekilsiz bir yığına çevirmek istiyorlar. Bunu yapamayacaklar. Bütün renklerimizle, inancımız ve umudumuzla buradayız. Birbirimize sahip çıkıyoruz. Geleceğimize, umudumuza, eşitliğe ve demokrasiye sahip çıkıyoruz. Buradayız. Kadın Koalisyonu 6.11.2016

Kamuya Müdahale,

Sizin yasaklarınız ne ki!

Sizin yasaklarınız ne ki! Biz yaşamak için, eşitlik ve özgürlük için mücadele ederken… Biz kadınlar, yıllardır mücadele ediyoruz; hayatımız için, daha iyi bir dünya için. Bize rağmen bizi dışında tutarak biçimlemeye çalıştığınız hayatlarımızı, yaşadığımız yerleri cehenneme çevirdiniz. Hayatın kıyısına, politikanın dışına attınız. Kendinize uyduramadığınızı ya yok saydınız ya yok ettiniz. Aşağıladınız, karaladınız, terörist ilan ettiniz, hedef gösterdiniz… Her birimizi etiketleyip şeytanlaştırarak düşman ilan etti, yalnızlaştırmaya çalıştınız. Biz güçlenip değiştirdikçe siz baskının yasağın, şiddetin dozunu artırdınız. Karşısında örgütlü mücadelemizi ve yükselen direnişimizi buldunuz, bulacaksınız. Ne gazınız, ne baskınız, ne yasaklarınız durdurur bizi. Nenelerimizin kemiklerini sızlatmayacağız; dünyayı hepimiz için yaşanır, güzel, daha iyi kılana kadar yürümekten, sokaklardan, yerimizden yurdumuzdan, birbirimizden vazgeçmeyeceğiz. Sahibimiz gibi davrandığınız bu dünyayı değiştiriyoruz, değiştirmeye de devam edeceğiz. Hepimiz eşit, hepimiz özgür hepimiz için

Kamuya Müdahale,

ASPB Kadın Örgütlerini Uluslararası Siyasal Süreçlerden Dışlıyor

KAMUOYUNA SESLENİYORUZ AİLE ve SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI KADIN ÖRGÜTLERİNİ ULUSLARARASI SİYASAL SÜREÇLERDEN DIŞLIYOR Dünyada kadın-erkek eşitliği politikalarını oluşturmak için kurulmuş Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu (BM-KSK), bu sene, 1995 yılında Pekin’de toplanan Dördüncü Dünya Kadın Konferansı’nın 20inci yılı nedeniyle Pekin +20 başlığında büyük bir toplantı gerçekleştirecektir. 9-20 Mart 2015 tarihleri arasında yapılacak toplantıya, resmi heyetlerin yanısıra bütün dünyadan, yıllardır kadın-erkek eşitliği mücadelesi veren kadın örgütleri temsilcileri katılacaktır. Pekin’de gerçekleşen 4. Dünya Kadın Konferansı, Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformu ile birlikte çok önemli kararlar alınmış ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak amacıyla 12 kritik alan üzerinden uluslararası taahhütler tanımlanmıştır. Bunların yanısıra, tarihsel olarak, toplumsal cinsiyet eşitliğinin tüm ana plan, program ve politikalara yerleştirilmesi kararlaştırılmıştır. Pekin Dördüncü Dünya Kadın Konferansına Türkiye’den kadın örgütleri temsilcilerinin katılımı sağlanmıştır; 2000 yılında,

Kamuya Müdahale,

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na Açık Mektup

Kamuoyunun Dikkatine… Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi 2014’te yürürlüğe girdi. Kadınlara karşı şiddetle mücadelede ve önlenmesinde son derece önemli olan bu sözleşmeye göre, taraf devletlerin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini denetleyecek bir uluslararası Komite (GREVIO) kurulacaktır. Yine Sözleşme gereği bu Komite, bağımsız uzmanlardan oluşmak zorundadır. Hükümet, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB) aracılığıyla bu sürecin işleyişini izlemek ve kurulacak Komite’ye Türkiye’den aday göstermek üzere bir komisyon kurmuştur. ASPB, bu komisyona 6’sı kamu görevlisi, 3’ü ‘sivil’ örgüt üyesi olmak üzere toplam 9 üye ‘atamıştır’. Hükümetin ilgili politikalarını denetleyecek bir uluslararası Komiteye hükümet tarafından atanmışlarca önerilecek bir üyenin bağımsızlığı olmayacağı gibi meşruiyeti de olamaz. Kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı mücadele eden, eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren kadın örgütleri, bu süreçten çeşitli bürokratik