İlknur'a Mektuplar,

Letter to Ilknur from Richa Nagar and Richa Singh, on behalf of members of Sangtin Kisan Mazdoor Sangathan

Dear Ilknur, We write on behalf of the 8000 members and supporters of the Sangtin Kisaan Mazdoor Sangathan or SKMS, an organization of laborers and small farmers in the Sitapur district of Uttar Pradesh that fights for the rights to livelihood, dignity, and justice and that organizes against oppressive patriarchal, casteist, communalist and capitalist structures which threaten and compromise our humanity in countless ways. We at SKMS are horrified to hear of your unjust imprisonment in Turkey. We want you to know that we are all standing with you in these dark political times that seem to have enveloped so

İlknur'a Mektuplar,

Richa Nagar ve Richa Singh’den, Sangtin Kisan Mazdoor Sangathan üyeleri adına İlknur’a mektup var!

Sevgili İlknur, Sana Sangtin Kisaan Mazdoor Sangathan’ın -ya da kısa adıyla SKMS’nin- 800 üyesi ve destekçisi adına yazıyoruz. Bizler Uttar Pradesh’ın Sitapur bölgesinde yaşayan işçi ve küçük çiftçilerden oluşan; geçim kaynaklarına erişim, insan onuru ve adalet hakları için mücadele eden; ve insanlığı sayamayacağımız kadar çok şekilde tehdit eden baskıcı, erkek egemen, kast yanlısı ve kapitalist yapılara karşı örgütlenen bir gurubuz. SKMS olarak Türkiye’de başına gelen haksız tutuklanmayı büyük bir dehşetle karşıladık. Bilmeni isteriz ki dünyamızın ciddi bir kısmını etkileyen bu karanlık siyasi ortamda senin yanındayız. Sesimizi senin Türkiye ve Avrupa’daki arkadaşlarının ve kız kardeşlerinin sesleri ile birleştiriyoruz ve senin için

İlknur'a Mektuplar,

CANIM İLKNUR’UM – Sema Kendirci

CANIM İLKNUR’UM Fazla uzun sürdü bu ayrılık. Her gün gelmeni bekliyorum. Çünkü orda olmamalısın. Ama bir gün hatta bir saat bile fazla derken o kadar güzel anılar ve duygular anlatıldı ki senin için, şimdi ben de “onunla neler paylaştım bir bilseniz” demek istedim. Dünyanın en güzel gülüşü ve sabırla ilmek ilmek oluşturduğun dostlukların ifadesi bunlar. Aslında yıllar önce başlattığımız bir çok kadın birlikteliğinin dimdik ayakta ve eşitlik ve özgürlük mücadelesini sürdürme kararlılığı sana yazılanlar. Bu haksızlık ve bu hukuksuzluk sona erecek ama sen bu yaşadıklarından da en paylaşılır sonuçları anlatacaksın bize. Yaptıkların çok yazıldı ama benimki başka, hani bizim derneğin

İlknur'a Mektuplar,

Hellööööööö – Yasemin Bektaş

Hellööööööö, Benim neyim eksik, ben de yazacağım tabii…. Ben de özledim ben de… Resmin var şu an elimde…. Öhhöö öhhööö…. Durumu cıvatma Yasemin kendine gel… Efenim 2006 yılıydı sanırım Banu Acun, Semiha Öztürk, Aysun Sayın sonra Selen Lermioğlu tanıştım ve bu şekilde KA.DER hayatıma girdi. Bir koşturmaca bir telaş yok logo değişecek, yok kampanya yapılacak, yıllarca bıyık aldık derken bir anda hepimiz bıyık taktık falan filan…. Aysun ile birlikte Selma Acuner ve senin ismini duymaya başladım. Ankara KA.DER denildiğinde hali ile bolca duyuyor sabiler bu isimler.. ben de sabiydim hey gidi günler hey… Sonra mailler ve telefonlar… Derken Ankara KA.DER

İlknur'a Mektuplar,

Sevgili İlknur’um – Bodrum Kadın Dayanışma

Sevgili İlknur’um, Bazen insan daralıyor, bazen insan kendini sıkışmış bir yol ararken buluyor. Bilirsin sen de, o an bir sese, bir ele, bir dost yüze ihtiyaç hissedersin. Hey buradayım, hayrola ne oldu diyen bir kadının varlığı, birden iyi hissettirir ve işte o an tekrar toparlanır bulursun kendini. Böyle bir andı ve Evrim bir fotoğraf ile çıktı karşımıza. Bakın ne buldum diyen bir ses. İşte o fotoğraf beni geçmişe, senle tanıştığımız günlere götürdü. Küçücük bir oda, Mart ayı olmasına rağmen hava oldukça soğuk olmalı ki hepimiz paltolarla oturuyoruz. Kimimiz yerlerde, kimimiz sandalyeler de, hepimiz de bir heyecan ve sen son derece

İlknur'a Mektuplar,

Canım İlknur – Feride Eroğlu

Canım İlknur, Ne çok düşündüm seni son ikibuçuk aydır. Nasıldır, sağlığı yerinde midir? Sevdikleri, ona ihtiyaç duyanlar yokluğundane yapıyordur? soruları dolandı, durdu kafamın içinde. Balıkçıdaki sohbetlerimiz aklıma geldi balık yerken, boğazıma takıldı, yutamadım. Kadın hareketindeki tüm kız kardeşlerinin yüreğinde de ince ince sızlayan bir yumru oldu adın. Medeni Kanun yenilenirken kadın örgütlerinin muhtelif toplantılarından birinde tanışmıştık seninle sanırım. Kadın Adayları Destekleme Derneği olarak Ankara’da hep takdirle izlediğim işler yapıyordunuz. Sonra Ceza Kanunuyenilenirken; TBMM çatısı altında Kadın-Erkek Eşitliği Komisyonu kurulurken; Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çıkarılırken sen hep oralarda, kadınların yanındaydın.  En büyük derdin kadınların eşitliği ve özgürlüğü ile adaletin herkes

İlknur'a Mektuplar,

İlknurcum – Nazik Işık

İlknurcum, Seni özlemiştim çok. Kadın Koalisyonu’nun son toplantısında ben katılımcı sen ev sahibi olunca, eski günlerdeki kadar görüşmek nasip olmamış, bu da benim bir parçacık bile özlem gideremeden dönmeme yol açmıştı. Ne yapalım, Ankara’dan ayrılıp memleketine dönen, bir anlamda terk eden bendim, cezamı kabul ettim ve şehrime döndüm.  Evet, bir süredir ayrı şehirlerde, ayrı günlük hayatlar içinde koşup duruyoruz. Ben inatla siyaset yapmaya devam ediyorum, sen inatla yerel siyasette kadının, kadının insan haklarının, eşitliğin yerel düzeyde izlenmesi çalışmalarının peşinden gidiyorsun. Ve biz, inatla, birbirimize güvenmeye, birbirimize dayanmaya, dayanışmaya devam ediyoruz. Sen ‘’Dijital hikaye yazacağız, gel’’ deyince geliyorum mesela… Demir çarık

İlknur'a Mektuplar,

Dear İlknur – Edith Schratzberger-Vecsei

Brussels, 12 September 2017 Dear Ilknur,I am writing in solidarity and sisterhood on behalf of the 51 members of the European Women’s Lobby, all our feminist staff, members and activists across Europe. We are all shocked and dismayed to hear of your unjust imprisonment in Turkey and wanted to let you know that we are all thinking of you and sending our very best wishes that you are being treated well. We hope that you know that we are all thinking of you, and are working with your friends and sisters across Turkey and throughout Europe to demand your fair

İlknur'a Mektuplar,

Sevgili İlknur – Edith Schratzberger-Vecsei

Brüksel, 12 Eylül 2017 Sevgili İlknur, Sana Avrupa Kadın Lobisi’nin 51 ülkesi ve feminist çalışanlarımız, üyelerimiz ve Avrupa’nın her yanından aktivistler adına dayanışma ve kızkardeşlik duyguları ile yazıyorum.  Türkiye’de adaletsiz şekilde tutuklanman hepimiz için büyük bir şok ve üzüntü yarattı. Seni düşündüğümüzü bilmeni istiyoruz ve en içten şekilde iyi koşullarda olmanı diliyoruz. Umarım sen de yanında olduğumuzu; Avrupa’nın ve Türkiye’nin dört bir yanından arkadaşların ve kız kardeşlerinle el ele adil bir şekilde muamele görmen ve bir an önce salıverilmen için çabaladığımızı biliyorsundur.  Hem Avrupa Kadın Lobisi hem de Türkiye içi ve dışında kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği için yapmış

İlknur'a Mektuplar,

Sevgili İlknur – Gülser Öztunalı Kayır

Sevgili İlknur,Seni ilk kez Mor Çatı’da kadın kuruluşlarıyla yapılan bir toplantımızda, sonrasında da KA-DER çalışmalarınla tanıdım. Çoğunlukla İstanbul’dan Ankara’daki mücadeleye ulaşamadım ama senin akademik bakışını, objektif ve çok yönlü düşünme tarzını çok beğenmiştim. Kadın mücadelesi toplantılarında ve tartışmalarındaki olumluya çevirme yeteneğin, başka noktalardan bakabilmeyi başarman da ayrıca takdir ettiğim bir yönün. Hepimiz senin bu tarzını benimseyerek ilerlesek, senden biraz olsun bu yapıcı ve dönüştürücü yönünü almış olsak daha verimli ve dayanışmacı olur diye düşünüyorum. Ortaklaştığımız noktaları bilerek, farkları da hesaba katabilmen çok önemli.  Örneğin, “hangi feminizm” diye sorman İlknur haklı dedirtti bana.  Ankara’nın mücadelesini bana iletir diye,  İlknur ne düşünüyor,