koalisyon-genel-gorsel-770x329
English, Haber,

The state does not recognize women’s right to life without violence!

There is no single day that women are murdered; no single day that we are not subjected to violence! While we have been expecting the state to take steps for preventing these murders and violence and punishing the murderers the decision to withdraw from İstanbul Convention, published in the Official Gazette in midnight on March 19, 2021 torments our lives. By its decision to withdraw from the İstanbul Convention Turkey’s state government announces that it is giving up to protect women from all forms of violence. It is clear that this decision will further encourage the murderers of women, harassers, rapers.  

For the first time in Turkey’s history the state withdraws its signature from a human rights convention. What is more frustrating is that the state authorities had announced that  convention is the one that “they were proud of hosting the signature ceremony and being its first signatory”. This decision of withdrawal violates both the Constitution and the international law of human rights. The decision is a violation of the preliminary principles of the Constitution, its irrevocable provisions and the regulations regarding basic rights and liberties. According to Article 14 of the Constitution practices against human rights is the clear abuse of state authority.

Regardless of your interruption to our legal guarantees, we will continue to struggle for our lives and for a world free of violence. We will not give up our basic, unviolable, inalienable, and indispensable rights and liberties.

A world free of violence is possible! We reject withdrawing from the İstanbul Convention! 

İstanbul Convention Upholds Life, We Will Uphold İstanbul Convention! 

koalisyon-genel-gorsel-770x329
Haber,

Mücadeleden de birbirimizden de vazgeçmeyeceğiz

6 Mart 2021 günü Kadıköy’de gerçekleşen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mitinginde LGBTİ+ pankartları ve bayrakları alana alınmamış, polis trans+ kortejine saldırmış, eylemin ardından trans kadınları takip ederek bindikleri taksiden indirmiş, gözaltına almış, buna karşı çıkanları da göz altına almıştır. 8 Mart etkinliklerine katılan kadınların ve LGBTİ+’ların maruz bırakıldığı polisin ısrarlı takibi ve saldırısının münferit ve yeni olmadığını, bu durumun son yıllarda LGBTİ+’ları hedef gösteren, düşmanlaştıran uygulamalardan ve politikalardan beslendiğini biliyoruz.  Son yıllarda kadın ve LGBTİ+ düşmanı uygulamaların sistematik bir şekilde iktidarın politikası olarak hayata geçirilmesinden son derece kaygılıyız. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin demokratik ve kapsayıcı bir toplumsal hayat için esas olduğunun ve adalet, eşitlik ve özgürlük arayışının ancak ve ancak kimseyi dışarıda bırakmadan mümkün olabileceğinin tekrar altını çiziyoruz. 

İnsan Hakları Eylem Planı’nın kamuoyuna sunulduğu bu günlerde mevcut Anayasa’yı dahi ihlal eden yetkililere, İstanbul Sözleşmesi’ni toplumsal cinsiyet kavramı ve LGBTİ+ hakları karşıtlığı üzerinden ortadan kaldırmaya çalışanlara, nefret söylemleriyle, tutuklamalarla, gözaltında işkenceyle demokrasi ve hak savunucularını sindirme çabalarına bir kez daha yüksek sesle “Durun!” diyoruz.

Biliyoruz ki, toplumsal alan çeşitlilikleri barındıramayacak hale getirildiğinde kendinden başkasına tahammül edemeyen bir kitleye dönüşür. Kadın ve LGBTİ+’ların temel insan hakkı olarak bu 8 Mart’ta da sahip çıktıkları toplanma ve gösteri yapma hakkı baskı ve zora dayalı bir şekilde bir kez daha engellenmiştir. Kadın cinayetlerinin bir türlü önlenmemesi, kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik şiddetin pervasızca sürdürülmesi ve şiddetin hayatın bütününe yaygınlaştırılması sadece kadınlar ve LGBTİ+’lar için değil tüm toplum için tehdittir. 

Bu tehdidi boşa çıkarmak eşitlik ve özgürlük için bir arada durmakla mümkündür.

Hepimiz eşit, hepimiz özgür olana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. 

koalisyon-genel-gorsel-770x329
Haber,

Eşitlik ve özgürlük olmadan asla!

Bir anayasa değişikliğine ihtiyacımız var mı? Var tabii ki! Biz kadınların, LGBTİ+’ların toplumun farklı bileşenleriyle bir bütün olarak kendi yaşamını belirlemesine olanak tanıyan eşitlikçi, katılımcı, insan haklarını temel alan, cinsel yönelim ayrımcılığı dahil her türlü ayrımcılığa karşı korumayı güvence altına alan, farklılıkları gözeten, demokratik anlayışa dayalı bir anayasaya ihtiyacımız var.

Böyle bir Anayasa değişikliği ancak biz kadınların, tüm yurttaşların etkin olarak sesini, sözünü taşıyabileceği, kendini özgürce ifade edebileceği demokratik ortamlarda mümkündür.  Sivil alanın daraltıldığı, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün tamamen ortadan kaldırıldığı bir siyasal ortamda yeni bir anayasanın tartışılma zemini yoktur. En temel hak taleplerinin terörizm ile damgalandığı, kadın ve LGBTİ+ sivil toplum örgütlerinin baskı altında olduğu,  gazetecilerin, siyasetçilerin, seçilmiş kadın temsilcilerin düşüncelerinden dolayı tutuklandığı, kadın örgütlerinin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin bile kayyımla baskı altına alındığı, mevcut anayasal hakların dahi yok sayıldığı bir siyasi iktidar pratiğinde yeni bir anayasa yapmanın hiçbir koşulu yoktur.

Mevcut hak ve özgürlüklerimizi kullanmamızı engelleyen bu siyasal ortamda yapılacak Anayasa değişikliği hakları güvence altına almayı değil, ancak ortadan kaldırmayı vadedebilir. Kadınlar katledilirken, her türlü şiddete maruz bırakılırken, kadınlara hukuki güvence sağlayan yasalar ve uluslararası sözleşmelerin uygulanmaması için ayak diretilirken, dahası siyasi partiler arası ittifak arayışları kadın düşmanlığı üzerinden yapılırken yeni bir anayasa girişimi hiçbir koşulda kabul edilemez.

Kadınların, gençlerin, çocukların, yaşlıların, LGBTİ+ların, farklı dillerin, halkların, dinlerin, emekçilerin, engellilerin, özetle bu ülkede yaşayan, sesi ve sözü susturulmaya çalışılan herkesin özgür iradesiyle eşit biçimde kendi haklarını tanımlayıp yazacağı bir anayasa istiyoruz. Demokratik, laik, özgürlükçü, çoğulcu bir siyasal ortamda, toplumsal mutabakatın hayata geçtiği bir Anayasa istiyoruz. 

Anayasa yapma hakkımızdan vazgeçmiyoruz!

Hepimiz eşit, hepimiz özgür olmadıkça bir Anayasa değişikliğine hayır!

belediyelerin-pandemi-haritasi-770x359
Kamuya Müdahale,

“Belediyelerin Pandemi Haritası”nı çıkarıyoruz!

Hayatlarımız da ihtiyaç ve sorunlarımız da birbirinden farklıyken pandeminin etkileri aynı olabilir mi? Eşitlikçi yaklaşım bu çeşitliliği, farklılıkları gören politika ve uygulamalar gerektirir. Bu kriz, bizim adımıza alınan kararlarla değil, bizim de olduğumuz demokratik yollarla aşılabilir.

Kadın Koalisyonu olarak, ilk aşamada büyükşehir, il ve ilçe olmak üzere 30 belediyeye 12 alan üzerinden baktık. “Belediyelerin Pandemi Haritası” ile belediyelerin çalışmalarından daha fazla kadının haberdar olmasını, belediyelerin kadınların farklı sorunlarını, ihtiyaçlarını görmesini istedik.

“Belediyelerin Pandemi Haritası”nı görüntülemek için tıklayın.

karne_2019_kk
2019, Seçime Müdahale,

Kadın Koalisyonu olarak Yüksek Seçim Kurulu’na sorduk

Kadın Koalisyonu olarak yaklaşan seçimlerden önce Yüksek Seçim Kurulu’na sorduk:

1. Yurt içi seçmen kütüğünde kayıtlı engelli seçmen sayısı kaçtır ve bunlardan kaçı kadındır?
2. Yurt içi seçmen kütüğünde kayıtlı 65 yaş üzeri seçmen sayısı kaçtır ve bunlardan kaçı kadındır?
3. Yurt içi seçmen kütüğünde kayıtlı, okuma yazma bilmeyen seçmen sayısı kaçtır?
4. Yurt içi seçmen kütüğünde kayıtlı, Türkçe bilmeyen seçmen sayısı kaçtır?
5. Sığınaklarda/Kadın Konukevleri’nde kalan kadınların güvenlikleri sağlanarak oy kullanma hakkını güvence altına almak için ne tür önlemler alınmıştır?
6. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki bakım kurumlarında bulunan seçmenlerin oy kullanma hakkını güvence altına almak için ne tür önlemler alınmıştır?
7. Aşağıdaki grupların oy kullanma hakkının tam olarak güvence altına alınmasını sağlamak için sandık yerlerine erişim, oy kullanma yerlerinin belirlenmesi ve düzenlenmesi, bağımsız ve gizli oy hakkının güvencesi bakımından ne tür önlemler alınmıştır?
– Ortopedik engelliler
– Görme engelliler
– Kronik hastalığı olup evde tedavi gören kadın ve erkekler
– Hastanelerde tedavi gören hastalar ve yakınları/refakatçiler (kadınlar ve erkekler bakımından)
– Okuma yazma bilmeyenler
– Yaşlı kadın ve erkekler
8. Sandıkların kurulduğu okulların engelli erişimine uygun olması için rampa, asansör, kabartma yazı, işaret dili tercümanı gibi düzenlemeler yapılmış mıdır?

Cevapları bu dokümanda bulabilirsiniz: Yüksek Seçim Kurulu

Doküman: Kadin-Koasliyonu-Yuksek-Secim-Kuruluna-Sorduk-2019.pdf