Browsing Category

İlknur’a Mektuplar

Kadın Koalisyonu İlknur’una sahip çıkıyor. Bizim onunla uzun ve çok sıcak bir hikâyemiz var. Dedik ki bu hikâyeyi hem kendimiz hatırlayalım, hem ona hatırlatalım, hem de başkalarına anlatalım. Bilsinler ki bütün bu saçma sapan suçlamalara pabuç bırakacak değiliz. Daha gidecek çok yolumuz, anlatacak çok şeyimiz var.

İlknur'a Mektuplar,

Hellööööööö – Yasemin Bektaş

Hellööööööö, Benim neyim eksik, ben de yazacağım tabii…. Ben de özledim ben de… Resmin var şu an elimde…. Öhhöö öhhööö…. Durumu cıvatma Yasemin kendine gel… Efenim 2006 yılıydı sanırım Banu Acun, Semiha Öztürk, Aysun Sayın sonra Selen Lermioğlu tanıştım ve bu şekilde KA.DER hayatıma girdi. Bir koşturmaca bir telaş yok logo değişecek, yok kampanya yapılacak, yıllarca bıyık aldık derken bir anda hepimiz bıyık taktık falan filan…. Aysun ile birlikte Selma Acuner ve senin ismini duymaya başladım. Ankara KA.DER denildiğinde hali ile bolca duyuyor sabiler bu isimler.. ben de sabiydim hey gidi günler hey… Sonra mailler ve telefonlar… Derken Ankara KA.DER ile ayrı bir bağ ve bu bağ üzerinden senin o dünyanın en sakin sesinden toplantılar. Hani bazen olur ya böyle yüzünü görmesen de bir yerde

İlknur'a Mektuplar,

Sevgili İlknur’um – Bodrum Kadın Dayanışma

Sevgili İlknur’um, Bazen insan daralıyor, bazen insan kendini sıkışmış bir yol ararken buluyor. Bilirsin sen de, o an bir sese, bir ele, bir dost yüze ihtiyaç hissedersin. Hey buradayım, hayrola ne oldu diyen bir kadının varlığı, birden iyi hissettirir ve işte o an tekrar toparlanır bulursun kendini. Böyle bir andı ve Evrim bir fotoğraf ile çıktı karşımıza. Bakın ne buldum diyen bir ses. İşte o fotoğraf beni geçmişe, senle tanıştığımız günlere götürdü. Küçücük bir oda, Mart ayı olmasına rağmen hava oldukça soğuk olmalı ki hepimiz paltolarla oturuyoruz. Kimimiz yerlerde, kimimiz sandalyeler de, hepimiz de bir heyecan ve sen son derece dingin bir ses tonuyla kadın koalisyonunu anlatıyorsun. Öyle güzel ve tane tane anlatmıştın ki, sonunda Evrim kızımıza talibiz demiş ve hepimiz kahkahalarla gülmüştük. Böyle başladı

İlknur'a Mektuplar,

Canım İlknur – Feride Eroğlu

Canım İlknur, Ne çok düşündüm seni son ikibuçuk aydır. Nasıldır, sağlığı yerinde midir? Sevdikleri, ona ihtiyaç duyanlar yokluğundane yapıyordur? soruları dolandı, durdu kafamın içinde. Balıkçıdaki sohbetlerimiz aklıma geldi balık yerken, boğazıma takıldı, yutamadım. Kadın hareketindeki tüm kız kardeşlerinin yüreğinde de ince ince sızlayan bir yumru oldu adın. Medeni Kanun yenilenirken kadın örgütlerinin muhtelif toplantılarından birinde tanışmıştık seninle sanırım. Kadın Adayları Destekleme Derneği olarak Ankara’da hep takdirle izlediğim işler yapıyordunuz. Sonra Ceza Kanunuyenilenirken; TBMM çatısı altında Kadın-Erkek Eşitliği Komisyonu kurulurken; Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çıkarılırken sen hep oralarda, kadınların yanındaydın.  En büyük derdin kadınların eşitliği ve özgürlüğü ile adaletin herkes için gerçekleşmesiydi. Nüfusun yarısını oluşturankadınların toplumsal yaşamda eşit, özgür, insan haklarının farkında ve bu haklara erişebilen bireyler olması için uğraşıyordun. Ayrımcılığa ve şiddete karşı durdun

İlknur'a Mektuplar,

İlknurcum – Nazik Işık

İlknurcum, Seni özlemiştim çok. Kadın Koalisyonu’nun son toplantısında ben katılımcı sen ev sahibi olunca, eski günlerdeki kadar görüşmek nasip olmamış, bu da benim bir parçacık bile özlem gideremeden dönmeme yol açmıştı. Ne yapalım, Ankara’dan ayrılıp memleketine dönen, bir anlamda terk eden bendim, cezamı kabul ettim ve şehrime döndüm.  Evet, bir süredir ayrı şehirlerde, ayrı günlük hayatlar içinde koşup duruyoruz. Ben inatla siyaset yapmaya devam ediyorum, sen inatla yerel siyasette kadının, kadının insan haklarının, eşitliğin yerel düzeyde izlenmesi çalışmalarının peşinden gidiyorsun. Ve biz, inatla, birbirimize güvenmeye, birbirimize dayanmaya, dayanışmaya devam ediyoruz. Sen ‘’Dijital hikaye yazacağız, gel’’ deyince geliyorum mesela… Demir çarık demir asa yollara düşmekten söz ederdin yorulduğunda, Türkiye kazan biz kepçe dolaşmaktayken. Kaç şehirde, kaç otelde kaldık? Bilinmez. Ama gençleri çarpan Palandöken havası sana bana

İlknur'a Mektuplar,

Dear İlknur – Edith Schratzberger-Vecsei

Brussels, 12 September 2017 Dear Ilknur,I am writing in solidarity and sisterhood on behalf of the 51 members of the European Women’s Lobby, all our feminist staff, members and activists across Europe. We are all shocked and dismayed to hear of your unjust imprisonment in Turkey and wanted to let you know that we are all thinking of you and sending our very best wishes that you are being treated well. We hope that you know that we are all thinking of you, and are working with your friends and sisters across Turkey and throughout Europe to demand your fair treatment and speedy release. We are forever grateful for the extraordinary contribution that you have made to the European Women’s Lobby, and to the fight

İlknur'a Mektuplar,

Sevgili İlknur – Edith Schratzberger-Vecsei

Brüksel, 12 Eylül 2017 Sevgili İlknur, Sana Avrupa Kadın Lobisi’nin 51 ülkesi ve feminist çalışanlarımız, üyelerimiz ve Avrupa’nın her yanından aktivistler adına dayanışma ve kızkardeşlik duyguları ile yazıyorum.  Türkiye’de adaletsiz şekilde tutuklanman hepimiz için büyük bir şok ve üzüntü yarattı. Seni düşündüğümüzü bilmeni istiyoruz ve en içten şekilde iyi koşullarda olmanı diliyoruz. Umarım sen de yanında olduğumuzu; Avrupa’nın ve Türkiye’nin dört bir yanından arkadaşların ve kız kardeşlerinle el ele adil bir şekilde muamele görmen ve bir an önce salıverilmen için çabaladığımızı biliyorsundur.  Hem Avrupa Kadın Lobisi hem de Türkiye içi ve dışında kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği için yapmış olduğun emsalsiz katkıdan dolayı sana sonsuza dek minnettar olacağız. Farklılıkların gözetilmesine ve yerel düzeyde demokrasinin kadınlar için tesisine verdiğin destek ve bağlılık Avrupa Kadın Lobisi’ndeki

İlknur'a Mektuplar,

Sevgili İlknur – Gülser Öztunalı Kayır

Sevgili İlknur,Seni ilk kez Mor Çatı’da kadın kuruluşlarıyla yapılan bir toplantımızda, sonrasında da KA-DER çalışmalarınla tanıdım. Çoğunlukla İstanbul’dan Ankara’daki mücadeleye ulaşamadım ama senin akademik bakışını, objektif ve çok yönlü düşünme tarzını çok beğenmiştim. Kadın mücadelesi toplantılarında ve tartışmalarındaki olumluya çevirme yeteneğin, başka noktalardan bakabilmeyi başarman da ayrıca takdir ettiğim bir yönün. Hepimiz senin bu tarzını benimseyerek ilerlesek, senden biraz olsun bu yapıcı ve dönüştürücü yönünü almış olsak daha verimli ve dayanışmacı olur diye düşünüyorum. Ortaklaştığımız noktaları bilerek, farkları da hesaba katabilmen çok önemli.  Örneğin, “hangi feminizm” diye sorman İlknur haklı dedirtti bana.  Ankara’nın mücadelesini bana iletir diye,  İlknur ne düşünüyor, görüşü nedir ? diye beklerim önemli tartışmalar ve olaylar sonrası. Women Lobby çalışmaların kadın mücadelemizin Avrupa ve uluslararasına açılımını ve tanınmasını sağladı, bizleri de motive

İlknur'a Mektuplar,

Sevgili İlknur – Nuray Karaoğlu

Sevgili İlknur,Herkes seni tanıdığı ilk günü ve birlikteliklerinizi, çalışmalarınızı  özlemle anıyor. Biliyorsun sen ve ben  birlikte hiç çalışmadık hiç karşılaşmadık, birbirimize  merhaba demefırsatımız henüz olmadı…. Seni fotoğraflarından tanıyorum. O nasıl güzel ve nasıl sıcak, nasıl samimi bir gülümseme tıpkı sen gibi … Seni KA-DER’den tanıyorum. Yaptığın çalışmalardan, emeğinden, fikirlerinden… Hep bir yerlerde varsın, birilerine hepdokunmuşsun. Tıpkı bunları yazarken bana dokunduğun gibi… Seni kalbinden tanıyorum. Çünkü o  hep  barış için kadınlar için çarpmış,  cesaret ve ümit vererek  sen yapabilirsindiyenlerden olmuşsun. Herkesi sevginle kucaklamışsın. Şimdi bulunduğun yerin senisınırlayamayacağını  kadınlar için daha yapacak bir çok işinin olduğunu senin gibi biz debiliyor, sana inanıyor ve seni özlemle bekliyoruz . Tıpkı kardeş gibi…… SevgilerimleNuray Karaoğlu

İlknur'a Mektuplar,

Caanım İlknur – FİLMMOR- Melek Özman

Caanım İlknur, Sana yazmak geç ve güç oldu. Anlarımıza daldım; fotoğraflarımıza, filmimize bakındım. Filmimiz demek pek hoşuma gitti, fotoğraftan, andan öte, filmimiz bile var. Senin (Selma’nın “beni ne zaman artiz yapacaksınız”, benim “artiz yapma koşullarım” gibi maillerimiz arasında) konuyu “Kadın Koalisyonu, 2015 seçimleri öncesi, kadınların yerel siyasete katılımına dair nasıl bir film yapmalı” ciddiyetinde tutan azminle yapabildiğimiz filmimiz. Kadınlara soralım dedin, sorduk. Bir günde çekeriz dediğimiz sokak röportajları kaç gün sürdüydü hatırlayamadım ama senin her görüşmeyi nasıl uzun bir sohbete, dertleşme, dinleme deneyimine dönüştürdüğünü unutmak ne mümkün. Ne zaman tanıştığımızı da hatırlayamadım. Sanki hep tanışıyorduk gibi olduğundan da olabilir ama hiç tanışmamız gerekmediğinden sanırım. Ne zaman ilk kez oturup karşılıklı çay içtik bilmiyorum mesela ama seni hep tanırdım. Kampanyalardan, toplantılardan, yazılardan, söyleşilerden; kadınlara dair örgütlü

İlknur'a Mektuplar,

Sanki hayatımda bir şey eksik – Mersin LGBT 7 Renk Derneği – Tuna Şahin

Sanki Hayatımda Bir şey eksik; Umut’un da dediği gibi nerde ne zaman tanıştık İlknur’um la hatırlamıyorum, sanırım Af örgütünün Ankara^da ki İnsan Hakları Eğitici Eğitimiydi. Ama yine de bin yıldır tanıyor gibiyim. Öyle güzel, öyle samimi, öylesine içten ve karalı bir yanı vardı ki sanırım bir önceki yaşamımdan da tanıyor gibiyim. İnsanca yaşam ve kadın Hakları konularında ki bilgi paylaşımı, Kadın Koalisyonundaki kararlı tutumu ve Mersin Ayrımcılıkla Mücadele Platformunda ki o yapıcı onarıcı tavrı hala gözlerimin önünde. Her haber okuyuşumda Özlem’le İlknur’un hayali geliyor aklıma ve hayatımda bir şeyler eksik sanki. Derin bir ah çekip yeniden bir yerlerde kavuşacağımızı düşünüyorum. 2016 yılı ve biz Kadın Koalisyonunda ‘’Zor Zamanlarda Kadın Olmak’’ projesi kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında, Yerel Yönetimlerde ve Kadın Kurumlarındaki değişimi raporlamak için dört