Browsing Category

Haber

Haber,

Kadın Koalisyonu, 20 yıllık bir mücadele

Kadın Koalisyonu, bileşeni olan örgütlerden 150 civarında katılımcıyla 8-9 Ekim’de 20. yaşını kutladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadın ve LGBTİ+ örgütleri hem bunca yıllık mücadelelerine dair deneyimlerini paylaştı hem de bundan sonraki faaliyetlerine dair fikir alışverişi yaptı. Resmi olarak 2002 yılında kurulan ama birlikteliği çok daha öncesine dayanan Kadın Koalisyonu bileşenleri, 20. yıllarını kutlamak için Antalya’da buluştu. Koalisyon’un bileşenleri 20 yıllık tarihlerine dair duvarları süsleyen fotoğrafları ve basın açıklamaları eşliğinde yerel, ulusal ve uluslararası alanlarda yürüttükleri feminist mücadeleyi konuştu, gelecekte nasıl bir yol haritası izleyeceklerini tartıştı. Açılış konuşmasını yapan İlknur Üstün Kadın Koalisyonu’nun nasıl ve hangi ilkeler temelinde bir araya geldiğini, birlikteliğin nasıl büyük emeklerle örüldüğünü anlattı: “Bu işin hem işçisi hem mimarı olduk ve aslında ayı kırpıp hepimizi yıldız yaptık. Bazen de parlamayan

Haber,

28 Nisan’da Danıştay’dayız: İstanbul Sözleşmesi’ni Geri Alacağız

Kadın Koalisyonu olarak, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının Anayasa’ya aykırı olduğunu ısrarla söyledik. Ülkenin tüm önde gelen akademisyenleri, Anayasa hukukçuları çekilme kararının hukuksuzluğunu vurguladılar. Danıştay savcıları da iddialarımızı haklı görerek Sözleşme’den çekilme kararının Anayasaya aykırı olduğu yönünde görüş bildirdiler. Şimdi sıra Danıştay’da. 28 Nisan 2022 tarihinde yapılacak duruşmada, bu hukuksuzluğu bir kez daha mahkeme önünde ileri süreceğiz. Mahkeme’nin bu haklı davayı kabul ederek Sözleşme lehine karar vermesini bekliyoruz. Haklarımıza sahip çıkıyoruz ve Sözleşme’nin yeniden uygulanması için mücadelemize durmaksızın devam edeceğimizi tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz. 28 Nisan 2022 tarihinde Danıştay’dayız. İstanbul Sözleşmesi yaşasın, İstanbul Sözleşmesi yaşatsın diye. #İstanbulSözleşmesiBizim #Vazgeçmiyoruz

Haber, Kamuya Müdahale,

Belediyeleri daha iyi izlemek için atölyeler düzenliyoruz!

Kadın Koalisyonu olarak belediyelerin politika ve hizmetlerini toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısı ile izlemeye devam ederken, bunu daha iyi ve verimli bir şekilde yapabilmek için koalisyon bileşenleri ile atölyeler düzenliyoruz! Yoksulluğun derinleştiği, yoksunluğun yaygınlaştığı salgın döneminde bu izleme çalışmamızda katılım, erişilebilirlik ve kadınlara yönelik şiddet temalarına ve ortak kesen olarak yoksulluk ile kadın yoksulluğuna odaklanıyoruz. Bu kapsamda, bilgi ve deneyim paylaşımı yaptığımız, ortak akıl yürüttüğümüz atölye çalışmaları yapıyoruz. Bugüne kadar düzenlediğimiz atölyelerde yoksulluk, göç, kadınlara yönelik şiddet, bakım hizmetleri, erişilebilirlik, cinsel sağlık/kadın sağlığı, sağlıklı gıda ve çevreye erişim, belediyecilik deneyimleri ile katılım ve izleme çalışması metodolojisi üzerine tartışmalar yürüttük. Belediye politika ve hizmetlerinin toplumsal cinsiyet perspektifiyle izlenmesine dair fikir edinmek için sizleri atölyelerin öne çıkan kısımlarından derlediğimiz Atölye Bülteni Ocak – Şubat 2022’yi okumaya davet

Haber,

Korkmuyoruz, Susmuyoruz, İtaat Etmiyoruz!

Dünyanın her yerinde, otoriter yönetimler kadınların sesini kısmaya, onları evlerine kapatmaya çalışıyor! Türkiye’de de olağanüstü hali olağanlaştıran baskı yöntemleri işbaşında. Daha önce, Terörle Mücadele Kanunu’nun her türlü anti-demokratik ve keyfi uygulamanın yolunu açtığını söylemiştik. Nitekim, bu uygulamaların son örneğini bugün yaşıyoruz. Diyarbakır’da 24 kadın arkadaşımız, kadınlara karşı şiddetin protesto edildiği 25 Kasım’da yaptıkları etkinlikler nedeniyle gözaltına alındılar. Kadınları susturamayacaksınız! Sizin operasyonlarınız varsa, bizim de dayanışmamız var! Birbirimizden de mücadelemizden de vazgeçmiyoruz! Arkadaşlarımızın yanındayız! Kadın Koalisyonu

Haber,

8 Mart: Hikâyeyi Yeniden Yazmak

Aksu Bora tarafından kaleme alınan bu yazı, ilk olarak 1 Mart 2022 tarihinde birikimdergisi.com’da yayınlanmıştır. 8 Mart yaklaşırken ve feminizmin öznesine dair tartışma hararetlenirken, Kadın Koalisyonu bir açıklama yayınladı: “Ülkedeki tüm sorunların muhatabı olan kadınların çözümün de parçası olduklarını görmek zorundasınız!” Açıklamanın muhatabı, kurumsal siyasetti. Kamuoyu önünde yapılmıştı, “herkesin içinde” yani; ama muhatabı “herkes” değil, ülkeyi yönetmeye talip olan siyasal partilerdi. Kurumsal siyasetle ilişkimiz hep sıkıntılı oldu, kendisini siyasetin tek alanı ve tek biçimi sanması sebebiyle, kadınlara varlık alanı tanımamasıyla, temsil ilişkisini olduğundan da karmaşık hale getirmesiyle. Siyasetin daha renkli ve çekişmeli olduğu zamanda öyleydi, şimdi, bu tatsız ve renksiz zamanda da. Bir de tabii feminist mücadeleyi bir tür sivil toplum hareketi gibi düşünme alışkanlığı var; kısmen doğru ama tam da değil. Kısmen doğru, çünkü

Haber, Seçime Müdahale,

Ülkedeki tüm sorunların muhatabı olan kadınların çözümün de parçası olduklarını görmek zorundasınız!

Yaşamlarımızın güvencesi olan İstanbul Sözleşmesi kaldırıldı, tüm ülke hızla yoksullaşırken biz erkeklerden de daha hızla yoksullaştık, haklarımızı savunduğumuz için terörist ilan edildik. Biliyoruz ki cinsiyetçilikle mücadele, ekonomik sömürüyle, keyfi yönetimle, hukuksuzlukla mücadeleden ayrı değildir. Taşın, toprağın, havanın, suyun, canlıların korunduğu, ifade özgürlüğünün güvenceye alındığı, anadilimizde eğitim hakkımızın tanındığı, herkes için erişilebilir adaletin tesis edildiği, sorunların tespitinin de çözümün de yerelden, yerelin sakinlerinin katılımıyla gerçekleştirildiği bir ortak yaşam kurmak istiyoruz. Eşit ve etkin katılabildiğimiz, denetleyebildiğimiz, laik, özgürlükçü ve demokratik bir yaşam bugünden başlayarak inşa edilmelidir. Bu ilkelerin tek bir tanesinden vazgeçmeyecek, siyasi pazarlık konusu yaptırmayacağız. Hayatı hepimize zehir eden yöntemlerle yeni ve daha iyi bir hayat kurulması mümkün değil. Hepimizi tüm çeşitliliğimizle eşit ve özgür kabul edecek ve tüm yasa ve kurumları eşitlikçi bir biçimde tanımlayan

Haber,

BELEDİYELERİ İZLEMEYE DEVAM EDİYORUZ!

COVID 19 küresel salgınıyla birlikte belediyelerin politika ve uygulamalarına toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden baktık. Bu çerçevede Nisan 2020’de başladığımız izleme çalışmamızın raporunu Mart 2021’de yayınladık. Kadın Koalisyonu olarak yoksulluğun derinleştiği, yoksunluğun yaygınlaştığı salgın ve sonrası süreçte de belediyeleri izlemeye devam edeceğiz; katılım, erişilebilirlik ve kadınlara yönelik şiddet temalarına ve ortak kesen olarak yoksulluk ve kadın yoksulluğuna bakacağız. Her izleme çalışması öncesi yaptığımız gibi sözünü ettiğimiz meselelerden ne anladığımızı, kavramların neleri içerdiğini tartışabileceğimiz atölyelerle başladık; yoksulluk, göç, kadınlara yönelik şiddet, bakım hizmetleri, erişilebilirlik, cinsel/üreme sağlığı, sağlıklı gıda ve çevreye erişim, belediyecilik deneyimleri, katılım ve izleme çalışması metodolojisi. Mart 2022’de sorularımızla belediyelerin kapılarını çalmaya başlayacağız. Belediyelerde kadınların hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği için olmazsa olmazlarımız var mı diye bakacağız. Kadın Koalisyonu olarak yerel yönetimlerin özel ve kamusal alanlarda

Haber,

Hepimiz eşit, hepimiz özgür, hepimiz tok ve güvende olana kadar mücadeleden de birbirimizden de vazgeçmeyeceğiz!

Seçimlerin ne zaman yapılacağı, erkene çekilip çekilmeyeceği tartışılırken, kadınların sesine kulak veren yok! Kadınların katledilmediği tek bir gün yok! Her birimiz ve hepimiz, her gün, can derdindeyiz! Şiddete karşı bizi korusun diye hazırladığımız İstanbul Sözleşmesi, bir gece yarısı imzasıyla, keyfi biçimde iptal edildi. Hızla yoksullaştık, işsiz kaldık, çalışanların güvenceleri bir bir ortadan kaldırılıyor, hak aramak teröristlik sayılıyor. Toplumsal ortaklıklar, kurumlar, birer birer ortadan kaldırılıyor, ortaklığın tek biçimi egemen hale geliyor: çıkar ve suç ortaklığı! Yoksullaşmanın hukuksuzlukla, işsizliğin keyfi yönetimle, çevre felaketlerinin talancılıkla nasıl derinden ilişkili olduğunu görüyoruz. Bütün bunlar, biz kadınların mücadelesinin dışında değil. Taşı, toprağı, havası, suyu, ağacı korunan bir ülke istiyoruz. Hepimizin ücretsiz sağlık ve eğitim hakkının olduğu. Haklarımıza erişebilmek için de siyaset yapabilmek için de kendimizi özgürce ifade edebildiğimiz, anadilimizi konuşabildiğimiz bir

Haber,

Kadın Koalisyonu’ndan Barolara Çağrı: Anayasa Mahkemesine Kadın Aday Seç!

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlanması taahhüdünde bulunan Barolara çağrımızdır! Anayasal eşitlik ilkesinin de bir gereği olarak yargıda eşit temsilin sağlanmasında Anayasa Mahkemesinin üye yapısı çok önemlidir. Baroların toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için mücadele taahhütlerini yerine getirmesini talep ediyoruz. Barolar çok sayıda kadın adayın bulunduğu bu fırsatı eşitlik lehine değerlendirmeli, binlerce kadın üyesinin ve milyonlarca kadın yurttaşın sesi olmalıdır. AYM’ye kadın aday. Şekli eşitlik değil gerçek eşitlik!